HZ. İBRAHİM GERÇEĞİ

 

HZ. İBRAHİM GERÇEĞİ


Allahın yüzyıllardır ÖLDÜRMEYECEKSİN emri vardır
ve bir yüce peygamberine oğlunu ÖLDÜR....sonrada Dur
öldürme al sana bir KOÇ diyebilirmi ?

(Bir MASUM'u öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değer

diye ayet göndermemişmidir? İsmail MASUM değilmi idi ?

Allahın Sünnetinde (değişmez yasalarında ki buna doğa
yasaları da dahildir) ASLA değişim olmaz diye ayet göndermiştir.
Bir Yüce NEBİ_ELÇİninde Tebliğ görevi yaparken Allahın
emir ve yasaklarını kavminlerine ilettiği aşikar iken ve
hem bu emir ve yasakları kavmine bildireceksin hemde
gece bir rüya göreceksin ve kalkıp öz be öz oğlunu
kesmeye kalkacaksın!!!

Şayet bir Nebi-Elçi rüyasını yanlış anlayıp
aslında bütün insanlığı öldürmekle eş değer bir HATA yapıyorsa
Saffat suresinde neden İbrahim rüyayı doğruladın deniyor ?
İbrahim bir hata yaptı denmesi gerekmezmi ? Böyle bir hata
üzerine birde İbrahim rüyanı doğruladın denirmi ?
Hz. İbrahim bütün insanlığı öldürmekle eş değer olan
bir hata yapacak kadar CAHİL olabilirmi ?
Biliyorsunuz bu konularda yüzlerce Rivayet vardır ve kimileri
Allahın emrettiğini, kimileri ise Hz. İbrahimin rüyasını yanlış
anladığını iddia eder .

İlahiyatçıların düşünmediği soru şu = Şayet Hz. ibrahim
oğlunu öldürmeye gitmişse sonra nasıl kavmine dönüpte
Allahın emri var MASUM öldürmeyeceksiniz, Şayet öldürürseniz
cezanız cehennem olur diyebilir ? Kavmi demiyecekmi =
Ya İbrahim bize öldürmeyeceksiniz cezanız cehennem olur
diyorsun ama kendin tam tersi oğlumu kesmeye götürdüm
Allah bana Koç verdi diyorsun. Bu ne yaman ÇELİŞKİ ?

Kuranda çelişki olmaz ile başlıyarak Hz. İbrahimin
oğlunu kesmeye götürdüğüne dair kendilerine Saffat suresi
102- 107 Ayetleri DELİL alanlara karşı yine Kurandan DELİL
lerle geleceğim. Öncelikle bilinmesini istiyorumki ben ayetleri
yalanlamıyor ve Kurban emri yok demiyorum sadece KURBAN
emrinin Hz.İbrahimin oğlu İsmail ile zerre kadar alakası YOK
diyorum.

Saffat suresinde oğlunu kesmeye götürdü diye
rivayet uyduranlar (Kuranda yazmadığı halde )
Hz. ibrahimin (Teslimiyetini ) bahane etmişlerdir. Yani
güya Hz. ibrahim Allahtan emir gelince hiç itiraz etmeden
Allahtan gelen emri uygulamaya geçmiş ve oğlu İsmail'de
güya bu emre uy ve beni kes demiştir. Oysa hud 74 de
Lut kavminin helak haberi gelince Allah = İbrahim bizimle mücadeleye kalktı
demiştir. bir kavmin helak haber geldiğinde
Allah ve melekleri ile mücadeleye kalkışan Hz. ibrahim nedense canı, kanı oğlunun kesme emri güya gelmiş fakat hiç itiraz etmemiştir. Bunun adıda güya
(teslimiyettir ) hz. İbrahim Allaha ve İslama teslim olmuştur ama
bütün insanlığı öldürmekle eş değer olacak bir HATA yapacak kadar
CAHİL değildir.

Peki Bu kadar Kuran ayetlerinin yanlış anlaşılması ve bu
konuda yüzlerce rivayet uydurulup yüzmilyonlarca müslümanın Hz.
ibrahim oğlunu kesmeye götürdü yalanına insanları nasıl
inandırmışlardır.
1= Allah. Biz ibrahime oğlunu kesmesini rüyasında
emrettik diyebilirdi ama dememiş. Diyemezde . Çünki
Allahın sünnetinde asla değişiklik olmaz ve Kuranda çelişki yoktur.
Hem öldürmeyeceksin diye yüzyıllarca EMİRLER göndereceksiniz
hemde sonra Yüce bir peygamberine oğlunu kes (öldür) diye
emredeceksin . Bu aslında Allaha yapılan bir iftiradır.

2= İbrahim oğluna gelip : oğulcağızım bana seni öldürmem
emredildi diyebilirdi ama dememiş. Çünki Kavmine öldürmeyeceksin
emrini iletiyor ve hem öldürmeyeceksin diyeceksiniz sonrada öz
be öz olunuzu bir rüya için öldürmeğe kalkacak ve Allahada bunu
sormayacaksınız !

Peki ne olmuş? Hz. İbrahim Oğluna Rüyasını
anlatmış ( ve rüyada ne gördü ise bu Kuranda anlatılmamış. Hz.
Yusuf konusuna bakarsanız Firavunun ve hatta hapisteki
mahkumların rüyasını DETAYı ile anlatan Allah nedense Hz.
İbrahimin rüyasını anlatmamış sadece değinmiştir. Hz. ibrahim iki
saniye rüya görmedi ya. Oğlunu keserken görüyor hop uyanıyor
ertesi günüde oğluna söylüyor. Kuranda yazmadığı halde birde
güya üç gece aynı rüyayı görmüşte bu Şeytandan değil
Rahmandandır demiş !!!

Aslında rüyasında bir şeyler görmüş ve oğluna
sinirlenip onu (boğazlamaya kalkmış ) ve ertesi günü rüyasını
anlatınca oğluda (babacığım emronulan şeyi yap ) demiştir. Fakat
^^emronulan şey^^ nedirin cevabını almak yerine farklı rivayetler
üretilmiş ve (oğlunu kesmesi emredildi) denmiştir..Aslında
Emronulan şey= hz. ibrahime TEBLİĞ emridir.
emridir. Bir Nebi-Elçiye vereilen emir sadece TEBLİĞ emridir
Oğluda ( babacığım emronulan şeyi yani
TEBLİĞ emrini yerine getir) demiştir.

Bu ayetler üzerine kafa patlatırken Hz. ibrahim oğlunu ne
üzerine görürki onu öldürecek kadar sinirlenir diye düşündüm
Bir peygamberin oğluna en sinirleneceği konu PUT lar
konusu ve Peygamberliğine inanılmaması olur diye inandıktan
sonra bu konuda araştırma yaptım ve bir KURAN gerçeğine rastladım.
Bu Konuda DOSYA oluşturacak çalışmam var.
Evet Aslında hz. ibrahime TEBLİĞ EMRİ verildiği 
ilk gün ve o günün gecesi görülen RÜYA ve ertesi günü
oğluna İslamiyeti Tebliğ edişini sahnelendirilen bir TABLO idi bu
ve bu bakış açısıyla çok NET idi.
Dilerseniz bu Saffat suresi 102 ve 107 ayetlerinin TEVİLİ ini
yani açıklamasını sanki Hz. ibrahimin ağzından anlatıyormuş
gibi yaptımki konu aydınlansın ve sizde Saffat suresi 102- 107
açın ve Hz. ibrahimin bu anlatışını dinleyin ve kafanızda bu
TABLOyu ve Sahneyi canlandırın çözeceksiniz Muhakkak.

İŞTE HZ.İbrahim anlatıyor olayın aslını =

Bana Allah tarafından NEBİlik ve TEBLİĞ EMRİ verildiği ilk gün idi.
Eşime ve Oğluma: Ben ,kavmime çıkıp TEBLİĞ görevinde bulunacağım
diyerek evden ayrıldım Heyecanla kavmime çıkıp TEBLİĞe başladım
fakat her Nebi-Elçi de olan tepki bana da oldu ve bağrışmalar ve
hakaretlere ve küfürlere maruz kaldım ve ben Kuranın anlattığı

gibi YUFKA yürekliyim.Moralimin çok bozuk olup eve döndüğüm O günün gecesi

yatağa yattığım sırada acaba benim oğlum İsmail de benim Nebi-Elçiliğime 

inanmıyor diye düşünürken uykuya dalmışım.

Rüyamda oğlum İsmail i putların yanında gördüm ve İsmail bana

dönüp baba bende senin Nebi-ELçiliğine inanmıyorum dediği anda ona

öfkelenerek üzerine yürüdüm ve boğazlamaya (ZBH ) kalktım. Fakat

kan ter içinde uyandım ve sabahı zor yaptım. .

Sonra ertesi günü düşündüğümde ^^ Dinde zorlama yoktur ^^

ilkesini hatırlayarak şayet oğluma tebliğ yapıpta oğlum
kabul etmesse tıpki Hz Nuhun oğlunu gemiye almak için zorlamadığı gibi bende oğlum İsmaili zorlamayacaktım. Lakin önce oğlumun bu konudaki fikrini
almak için rüyayı anlatmam ve onun bu konudaki yorumunu dinlemem gerekti.

Oğlum İsmaili yanıma alarak bir kenara çekildik ve ona hem TEBLİĞ

görevini yapmak hemde dün gece gördüğüm rüyayı yorumlaması için

önce rüyamı anlattım

Saffat suresi 102 = Fe lemmâ belega meahus sa'ye kâle yâ buneyye innî
erâ fîl menâmi ennî ezbehuke fanzur mâzâ terâ, kâle yâ ebetif'al mâ
tû'meru setecidunî inşâallâhu mines sâbirîn(sâbirîne).
________________________________________
fe : böylece
lemmâ : olduğu zaman, olunca
belega : erişti
mea-hu : onunla beraber
es sa'ye : çalışma
kâle : dedi
yâ : ey
buneyye : oğulcuğum
innî : muhakkak ben
erâ : gördüm
fî el menâmi : uykuda
ennî : muhakkak ben
ezbehu-ke : seni boğazlıyorum
fanzur (fe unzur) : haydi bak
mâzâ : ne
terâ : görüyorsun -yorumluyorsun
kâle : dedi

^^Oğulcağızım ben bir rüya gördüm (rüyasını anlatır) seni boğazlıyordum.
İsmailde = Babacığım öyle şey olurmu ben senin Nebiliğine ve Allaha

İnanıyorum( sen EMRONULAN ŞEYİ yap ) dedi.

Bana EMRONULAN ŞEY Tebliğ EMRİ idi tabii. Daha EMREDİLELİ

bir gün bile olmamıştı. . Burada emronulan şey (sanki oğlumu boğazlamakmış

gibi lanse etmişler rivayetçiler ) Aslında bütün endişe ve sıkıntılardan

arındım ve oğluma sarılarak onunla kutlaştık ve onu İSLAMa davet ettim.

yâ ebeti : ey babacığım
if'al : yap
mâ : şey
tû'meru : sen emrolundun
se-tecidu-nî : beni bulacaksın
inşâallâhu (in şâe allahû) : inşaallah, Allah'ın dilemesi ile
min es sâbirîne : sabredenlerden

Oğlum kavmime çıkıp tebliğ görevi yaparken beni izlemiş ve kavmimin

bana yaptığı sıkıntıları görmüş ve bunun için bende senin yanında

sıkıntılara katlanacağım ve benide sabredenlerden bulacaksın demişti.

SAFFAT suresi 103 =

Fe lemmâ eslemâ ve tellehu lil
cebîn(cebîni).
________________________________________
fe : böylece
lemmâ : olduğu zaman, olunca
eslemâ : ikisi teslim oldu
ve telle-hu : ve onu yatırdı
li el cebîni : alnına, alnı üzerine

Bu ayettede ESLEMA olarak bildirilen şey ikimizinde İSLAMA TESLİM

olduğumuzu anlatan ayetlerdi Ben oğluma TEBLİĞ yapıpta İSLAMa davet

edip oğlumda kabul edince onuda yanıma alarak NAMAZı öğretip SECDEYE

yatırdım. Ayette Anlatılan^^alnı üzerine yatırmak^^ Secdeye yatırmak demekti.

Siz Namazda secdeye yattığınız zaman ^^alnı üzerinize yatmazmısınız^^ ?

Saffat suresi 106 =
İnne hâzâ le huvel belâul mubîn(mubînu).
________________________________________
inne : muhakkak ki
hâzâ : bu
le : elbette, kesin olarak
huve : o
el belâu : belâ,
el mubînu : apaçık

Nebi-Elçilik lik gerçekten Cefa isteyen ve BELA lara katlanılması

gereken bir GÖREV idi. O kadar sıkıntılar çektikki O dönemde. Yaşayan bilir.

Saffat suresi 107 =
Ve fedeynâhu bi zibhın azîm(azîmin).
________________________________________
ve fedeynâ-hu : ve ona fidye olarak verdik
bi zibhın : kurbanı
azîmin : büyük - şerefli

ayetlerdeki AZİM kelimeside sadece büyüklüğü temsil etmez ŞEREF li

manasıda vardır ve benim adımla anılacak ve kıyamete kadar sürecek

ŞEREFLİ bir KURBANLIK olayı müjdelenmişti. Benim zorlu nebi-Elçilik görevime

karşı fidye olarak verilen bir şeydi bu. KURBAN emri vardı ama benim

oğlum İsmail ile hiç alakası olmayan bir şeydi. Demekki bu
rivayetçile gerçekten USTA birer yalancı idi ki sizin gibi aklı ile
sorgulayan insanların bile etkisine alabilmişler. Umarım ahiret günü gelipte bütün Nebi-Elçiler ŞAHİT olarak getirilince Allah bana gerçek rüyayı anlattıracaktır.

Peki o zaman kafalarınız önde eğik olmıyacakmı. Vay bizeki
bilmeden

neler demişiz bu yalancılar tarafından dememeniz için bence ilk

yapılacak iş bu TEVİL i İnsanlara anlatmak ve ayet ayet açıklamak ve

Allahın masumu öldürmeyeceksin emrinin olduğunu ve ne Allahın,

nede Allahın emir ve yasaklarını kavmine anlatan bir NebiNuray Elcinin

bu sünnetullahı değiştiremiyeceğini bildirmendir.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !