Hz. İbrahimden MEKTUP Var :

 

       

 Yüzyıllardır   bana  ve  oğlum  İsmaile  attığınız  iftiralar  yüzünden   ruhum

acımakta  ve  İslam  alemi  adına  üzüntü  duymaktayım.   Müsaade  ederseniz

konuyu  anlamanız   için  bir  kaç  şey  sormak  istiyorum :

 

1-) =     Kuran’da  gerçekten  benim  öz oğlum  İsmaili   kesmeye  götürdüğüm

  yazıyormu ?   (  Elimdeki  bıçak  taşı  kesip  oğlumu  kesmemişmi ?

  Yazıyorsa  nerde  yazıyor  ?

 

 2-) =  Bir  masumu  öldürmek  bütün  insanlığı  öldürmekle eş  değer  tutan

  Allahın  sünnetinde  bir  değişiklik  oldu  ve  bana   ^^oğlunu  kes  ^^ mi  dedi.  

     Bütün  insanlığı  öldürmekle eş  değer tuttuğu  bir  şeyi   Bana   emredermi ?       

      Emretti  ise   nerde  yazıyor ?

 

 3-) =  Yada ben  oğluma  gelip  =  Oğlum : ^^bana seni  kesmem 

           emredildi^^ mi  dedim ?  Dedi  isem  nerde  yazıyor  ?

 

  4-) = Ben  rüyamı  anlattım oğlumda  ^^emronulan  şeyi  yap ^^   dedi.  Peki

    Emronulan  şey  ne  idi   hiçmi  düşünmediniz de  uydurmacı  rivayetçilerin

    peşinden  giderek    (oğlunu  kesmesi  emredildi )  yada bazılarınız 

  Allah  emretmedi   İbrahim  rüyayı  yanlış  anladı . dediniz ?

 

  5=  Ben  bir  NEBİ_RESUL üm  ve  hem  tebliğ yapıp  Allahın  dinine   davet 

  ettiğim  gibi , Allahın  emir  ve  yasaklarını da   ilettim .   Çalmıyacaksınız,

Zina  etmiyeceksiniz,  Cana  kıymayacaksınız   yoksa   cezanız   cehennem

olur ve  Allahın  lanetini  kazanmış  olursunuz  dedim.  Bir  MASUM’ u

Öldürmek  (kısas,savaş,nefsi müdafa,kaza)   yani  bi hakkın  bütün

İnsanlığı  öldürmekle  eş  değer   deyipte aslında OĞLUMU  değil   bütün

 İnsanlığı  öldürmeyemi  gittim ?    Yada Oğlum  MASUM   değilmi  idi ?

 

  6-) =    Şayet   kavmime böyle  tebliğ  yapıpta  sonra  ertesi günü   dağ

     tarafından  bir  elimde  İsmail  bir  elimde  KOÇ  ile  gelipte   ^^ ben

Oğlumu   kesmeye  götürmüştüm  rüyamda  gördüm  diye   sonra  bir  melek

Geldi  KOÇ  getirdi  desem   ,  Kavmim bana ( Ya  İbrahim  sen  ne kadar

 yalancısın  dün  geldin  bize   ne tebliğ  ettin (öldürmeyeceksin  yoksa  Allahın

lanetini kazanırsınız  ve  cezanız  cehennem  olur    dedin ) şimdi  tam  aksi   bir

 şey  söylüyorsun.  senin  Allahında  sende  yalancısın  diye  beni kovmazlar mı 

idi  ?    

  7-)  Allah  Kitabında  beni  ( İbrahim  çok  yufka yüreklidir  diye tanıtmıyormu ?

      Yufka  yürekli   bir  adam   Tavuk  kesemez  iken  sizler  bana  Oğlunu

      kesmeye götürdü  diyerek  Allaha  iftira  atmıyormusunuz ?   Kitabında  yalan

     ve çelişki  olacak  şeyler mi  yazdı sizlere göre ?

   8-)   Öyle görülüyorki  bir  DELİ   bir  kuyuya  taş  attı ve  yüzyıllardır

            Bu  kadar  akıllı  çıkaramadı  öylemi  ?

 

   9-)=   Şimdi  aklınızdan  peki Saffat  suresi  102  ve  107  nin  gerçek  TEVİLİ 

          ne idi  diye  geçiriyorsundur.   Tabiî ki   anlatacağım.  İşte  rüya  ve  gerçek  :

 

       Bana Allah tarafından NEBİlik    (tebliğ) EMREDİLDİĞİ ilk gün idi. Eşime ve Oğluma:

Ben ,kavmime çıkıp TEBLİĞ görevinde bulunacağım diyerek evden ayrıldım

Heyecanla kavmime çıkıp TEBLİĞe başladım fakat her NEBİ_ELÇİde olan tepki

bana da oldu ve bağrışmalar ve hakaretlere maruz kaldım ve ben Kuranın anlattığı

gibi YUFKA yürekliyim.Moralimin çok bozuk olup eve döndüğüm O günün gecesi

yatağa yattığım sırada acaba benim oğlum İsmail de benim NEBİiğime

inanmıyor diye düşünürken uykuya dalmışım.

       

         Rüyamda oğlum İsmail i putların yanında gördüm ve İsmail bana

dönüp baba bende senin NEBİliğine inanmıyorum dediği anda ona 

öfkelenerek  üzerine  yürüdüm ve  boğazlamaya (ZBH ) kalktım.   Fakat   

kan ter içinde uyandım ve sabahı zor yaptım. .

 

    Sonra ertesi  günü düşündüğümde  ^^ Dinde  zorlama  yoktur  ^^

  ilkesini  hatırlayarak  şayet  oğluma  tebliğ  yapıpta   oğlum  kabul  etmesse 

tıpki  Hz  Nuhun  oğlunu  gemiye  almak  için  zorlamadığı  gibi  bende  oğlum

İsmaili  zorlamayacaktım. Lakin  önce  oğlumun  bu  konudaki  fikrini  almak için 

rüyayı  anlatmam  ve  onun  bu  konudaki  yorumunu   dinlemem  gerekti. 

Oğlum  İsmaili  yanıma alarak bir kenara çekildik ve ona hem TEBLİĞ

görevini yapmak hemde   dün gece gördüğüm rüyayı yorumlaması için

önce rüyamı anlattım


Saffat suresi 102 = Fe lemmâ belega meahus sa’ye kâle yâ buneyye innî erâ fîl menâmi ennî ezbehuke fanzur  mâzâ terâ, kâle yâ ebetif’al mâ tû’meru setecidunî inşâallâhu mines sâbirîn(sâbirîne).
________________________________________
fe : böylece
lemmâ : olduğu zaman, olunca
belega : erişti
mea-hu : onunla beraber
es sa'ye : çalışma
kâle : dedi
yâ : ey
buneyye : oğulcuğum
innî : muhakkak ben
erâ : gördüm
fî el menâmi : uykuda
ennî : muhakkak ben
ezbehu-ke : seni boğazlıyorum
fanzur (fe unzur) : haydi bak
mâzâ : ne
terâ : görüyorsun -yorumluyorsun
kâle : dedi


          ^^Oğulcağızım ben bir rüya gördüm (rüyasını anlatır)  seni boğazlıyordum.
İsmailde = Babacığım öyle şey olurmu ben senin NEBİliğine ve Allaha

 İnanıyorum    sen EMRONULAN'ı   (Tebliğ görevini yap ) dedi.

  Bana EMRONULAN ŞEY  NEBİlik  ve  Tebliğ   EMRİ idi tabii. Daha EMREDİLELİ

bir gün bile olmamıştı.  . Burada emronulan şey (sanki oğlumu boğazlamakmış

gibi lanse etmişler rivayetçiler )  Aslında bütün endişe ve sıkıntılardan

arındım ve oğluma sarılarak onunla kutlaştık ve onu  İSLAMa davet ettim.

 Hicr  94    ayetine  bakın  hz  Muhammede seslenir Allah ve   (emronulan  şeyi   yap  )der

   emronulan  şey  nedir  ?     tabiiki  TEBLİĞ   emridir. İşte  Hicr  94  ayetteki  (emronulan şey)

  ne  ise  saffat  102  de hz. ismailin   babasına (emronulan  şeyi )  demesi  aynı  şeydir.  

İkisindede  (tebliğ  emrini yerine  getir )  manasına söylenmiştir ve Hz  ismailinde  babası

 NEBİdir  ve emronulan şey =  TEBLİĞ  emridir.



yâ ebeti : ey babacığım
if'al : yap
mâ : şey
tû'meru : sen emrolundun
se-tecidu-nî : beni bulacaksın
inşâallâhu (in şâe allahû) : inşaallah, Allah'ın dilemesi ile
min es sâbirîne : sabredenlerden

 

   Oğlum  kavmime  çıkıp  tebliğ  görevi  yaparken  beni  izlemiş   ve kavmimin

bana  yaptığı  sıkıntıları  görmüş  ve  bunun için  bende  senin  yanında 

sıkıntılara  katlanacağım  ve   benide  sabredenlerden  bulacaksın  demişti.

 

SAFFAT suresi 103 =

Fe lemmâ eslemâ ve tellehu lil 
cebîn(cebîni).
________________________________________
fe : böylece
lemmâ : olduğu zaman, olunca
eslemâ : ikisi teslim oldu
ve telle-hu : ve onu yatırdı
li el cebîni : alnına, alnı üzerine

 


    Bu  ayettede ESLEMA olarak bildirilen şey ikimizinde İSLAMA TESLİM 

  olduğumuzu anlatan ayetlerdi  Ben oğluma TEBLİĞ yapıpta İSLAMa davet

 edip oğlumdakabul edince onuda yanıma alarak NAMAZı öğretip SECDEYE

yatırdım. Ayette  Anlatılan^^alnı üzerine yatırmak^^ Secdeye yatırmak demekti.

 Siz Namazda   secdeye yattığınız  zaman ^^alnı üzerinize yatmazmısınız^^ ?

 

Saffat suresi 106 =
İnne hâzâ le huvel belâul mubîn(mubînu).
________________________________________
inne : muhakkak ki
hâzâ : bu
le : elbette, kesin olarak
huve : o
el belâu : belâ, 
el mubînu : apaçık

NEBİlik gerçekten Cefa isteyen ve BELA lara katlanılması

gereken bir GÖREV idi.  O kadar sıkıntılar çektikki O dönemde. Yaşayan bilir.

Saffat suresi 107 =
Ve fedeynâhu bi zibhın azîm(azîmin).
________________________________________
ve fedeynâ-hu : ve ona fidye olarak verdik
bi zibhın : kurbanı
azîmin : büyük - şerefli

ayetlerdeki AZİM kelimeside sadece büyüklüğü temsil etmez ŞEREF li

manasıda vardır ve  benim adımla anılacak ve kıyamete kadar sürecek

ŞEREFLİ bir KURBANLIK olayı müjdelenmişti. Benim NEBİiğime

karşı fidye olarak verilen bir şeydi bu.   KURBAN  emri  vardı  ama   benim 

oğlum  İsmail ile    hiç  alakası  olmayan   bir  şeydi.  Demekki  bu rivayetçiler 

gerçekten  USTA  birer  yalancı idi ki   sizin  gibi  aklı  ile  sorgulayan insanların bile 

etkisine  alabilmişler.  Umarım    ahiret  günü  gelipte   bütün  NEBİler 

ŞAHİT  olarak  getirilince  Allah bana   gerçek  rüyayı  anlattıracaktır.

 

    Peki  o  zaman   kafalarınız  önde eğik  olmıyacakmı.  Vay bizeki    bilmeden  

neler  demişiz  bu  yalancılar  tarafından  dememeniz  için   bence   ilk

yapılacak iş   bu  TEVİL i  İnsanlara   anlatmak  ve ayet  ayet  açıklamak  ve 

Allahın  masumu öldürmeyeceksin  emrinin  olduğunu  ve  ne  Allahın, 

nede Allahın  emir  ve  yasaklarını  kavmine anlatan  bir  NEBİlerin

   bu  sünnetullahı    değiştiremiyeceğini   bildirmendir.

                                                                                Saygılar  Allaha  emanet  olun.

 

NOT :   Bu ayetlerin TEVİL  ini  yapmak için  yüce bir  peygamberin  ağzından

          anlatıyormuş  gibi  yapmam  umarım  affedilebilir  bir  şeydir. 

  Fakat  yüzyıllardır,  yapılan   İftiraları   görüp  karşılaştıkça   onların  

yalanları  ve  iftiralarının  yanında   affedilebilir  bir  şey  olur diye  düşünüyor  ve

   hatam  varsa    önce  Allahtan  sonrada  yüce  bir peygamberden  özür  diliyorum.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !